Akor Tab Söz Çeviri Anasayfası
Müzik Haberleri
Müzik Haberleri Anasayfası | Rastgele Haber Getir | Haber Ekle

Görsel boyutunu değiştirmek için tıklayın

"Gır gırına bir şarkı"(Cem Özkan Röportaj)


26 Aralık 2008 Cuma | PoDoPaRiS

Metin boyutu: ( + ) ( - )   

Müziğin sınırları ve duvarlarına inanmayan, sanatçıyı da bütün bu tabuları yıkan adam olarak gören Özkan bir kategoriye sığdıramadığı müziğini, kendini kendince anlattı.


Sizi şu ana kadar hiç dinlemeyen bir dinleyici için kendinizi, müziğinizi nasıl tanımlarsınız?

İnsanların müziğini belirleyen müziği ne için yaptıklarıdır. Ben de müziği albümün ismine kadar çok kendimce yaptığım için, dinlediğim etkilendiğim müzik türlerini barındıran bir müziğim var. Öncelikli kıstasım içimden nasıl geliyorsa onu yansıtmak ve böylece beni dinleyen insanın şarkılarımda benden bir şey bulabilmesi... Belli tarzlar çerçevesinde değerlendirmek gerekirse içinde rock öğeleri de barındıran, bir parça rock ile başlayıp daha sonra reggae'ye ya da hip-pop'a kadar uzanan bir çizgisi olabiliyor şarkılarımın. Hayatta tek düzelikten kaçtığım için, müzikte de böyle davranıyorum. Ben belli bir tarza ait bulamıyorum parçalarımı. Genelde rock tınıları var, çünkü rock dinleyerek büyümüş bir insanım. Ancak rap de, klasik de, türkü de seviyorum. Sonuçta beste aşamasında hepsinin bir harmanı ortaya çıkıyor. Rock tınılı hafif batı müziği diyebiliriz yani... (gülerek)

Dünya'daki rock şarkılarına baktığımızda birçok temaya denk gelirken, Türkçe rockta hep aşk teması ile karşılaşıyoruz...


Kendi şarkılarıma baktığımda da aslında hep bir karşı cinsle uğraşma var. Şarkılar "Dön bana" diyor, "İyi ki gittin" diyor. Hayatta bir aşk acısı ya da onun verdiği mutluluk yaşamımıza nasıl daha yüksek dozda yansıyorsa şarkılarımıza da o ölçüde yansıyor. Benim kendi hesabıma konuşmam gerekirse tamamen içimden böyle geliyor. Bir slow şarkım varsa "İçinde aşk olsun, insanlar üzülsün" diye çıkmıyor. Dünyada da böyle ama onlar da farklı örneklerin daha fazla olmasının sebebi, dünyanın diğer ülkelerinde bize göre müzik yapan insanların sayısının da çok fazla olması, ben çok isterdim ki insanlar bir araya gelip devamlı tavla oynamak yerine müzik yapsınlar. Bir de, insanların algısına göre bu müzik yapılıyorsa başka şeylerden bahsetmek çok zor. Kimsenin pek umrunda da değil böyle şeyler. "Kendimce" albümünde benim üçü slow, on bir parçam var. Ama "Dön Bana" daha çok ilgi gördü ve ben bir anda romantik prens oldum. Gönlüm isterdi ki insanlar en az "Nobel Barış Ödülü"ne de o ilgiyi göstersin. Talebe göre müzik yaparsan kendin olmaktan çıkıyorsun. Ben bunu tercih etseydim birkaç "Dön Bana" daha yapabilirdim. Modacı olmak var, konfeksiyona dönmek var. Ben modacı olarak kalmayı tercih ederim, isterse kimse dinlemesin.


Son yıllarda rock müzik yapan birçok grup ve şarkıcı pop veya arabesk şarkılar coverladılar. Sizin böyle bir düşünceniz olur mu?

Şu anda yok ama olursa da ben çok kendime göre bir cover seçerim ve muhtemelen o da pek popüler olmaz. Yıllar önce yapılmış güzel bir şarkıyı güncelleyip insanlara sunmakta bir sakınca görmüyorum. Bunu yapan insanlara da kariyerlerini daha güzel bir yere getiriyorsa bunu da yanlış olarak görmüyorum. Hele bunu severek benimseyerek yapıyorsalar süper bir şey. Zorlama olarak "Yaparsam şöyle olur, şunu elde ederim" diye yapıyorlarsa da daha kötü ama yine bir sorun yok bence, ne olursa olsun müzik yapmayı seçmek çok ayrıcalıklı bir durum...

10 yıl Amerika'da yaşamışsınız, orada müzik yapmak daha avantajlı değil mi?

Orada yaşadım ama kendimi Amerikalı gibi hissetmedim. 18-19 yaşıma kadar buradaydım zaten. Kendimi çok fazla bir Türk gibi hissediyorum. Amerika'da müzik yapmaktan çok keyif aldım, bir defa ben Amerikan kökenli müzikleri çok seven ve çocukluğundan beri ilgi duyan biri olarak orada yapılan müzikle ilgili çok şey öğrendim. Bütün bunlar müziğime yeni bir renk kattı. Benim yapmak istediğim müziğin aslında yeri yurdu yok. En güzel yıllarım Türkiye'de geçtiği ve sevdiklerimin olduğu yer burası olduğu için belirli bir süre sonra tekrar buraya dönüp buradaki insanlarla müziğimi paylaşmak istedim. Yarın öbür gün İngilizce müzik yaparım, Amerikalılar da beni dinler.

Çok farklı müziklerden etkilendiğinizi söylediniz, kimleri dinliyorsunuz?

Vazgeçilmezlerim Bülent Ortaçgil, M.F.Ö. ve Fikret Kızılok'tur. Bu isimler yıllarca müzik yapmış hem belli oranda popülerlik sınırını geçmiş ama hem müziğinde hem de hayatında mütevazi kalmış isimler. Popülerleşmek senin elinde değil, bir anda çok popüler olabilirsin. Önemli olan kendini ne şekilde koruyabildiğin... Yeni jenerasyondan Duman... Bir grup olarak bir tarz oluşturmak çok önemli, Duman bunu başarmış gözüküyor. Mor ve ötesi çok çok sevdiğim bir grup, arkasında durdukları söylemleri var o da onları değerli kılıyor. Yabancılardan da Red Hot Chili Peppers'ı çok severim, Dire Straits'i hem de gruptan Mark Knopfler'in solo çalışmalarını da beğenirim. Bunlar haricinde içinde rap olan bir sürü müzik dinliyorum. Klasik müzik dinliyorum...

"Telefon" şarkısının klibi çekilecek mi?

Şarkı aslında bir şakayla ortaya çıktı. Kız arkadaşımın telefonuna bir türlü ulaşamıyordum, ne zaman arasam duymuyordu, açamıyordu... Ona, telefonuna koysun diye yapmıştım. Bir anda ortaya çıkan, çok eğlenceli bir şarkı oldu. Herkesten "Aslında çok da senin tarzın değil" lafını duyuyorum ama ben o anda hissettiğim müziği yapan bir insanım... Telefon da o anlık hislerimi anlattığım gır gır bir parça.. Başta klip çekmek gibi bir fikrimiz yoktu. Şimdi şimdi aklımızdan geçmeye başlıyor, insanların isteği var.

Kendi sözü ve müziği kendinize ait şarkılar söylüyorsunuz, başkalarının şarkılarını da söylemeyi düşünür müsünüz?

Sahnedeki birkaç cover dışında şu ana kadar hiç denemedim. Genelde şöyle bir durum var; benim içimden gelen bir takım sözler olacak, ben onları müziklendireceğim. Ama başkasının parçasını okumam diye bir tavrım da yok. Bir gün biri bana bir parça getirir "Ne parça olmuş" derim, söylemekten çok keyif alırım ya da yarın içimden gelir bir Sezen Aksu parçasını dinlerken "Nasıl da iyi" deyip bakarım söyleyebiliyor muyum, söyleyebiliyorsam seve seve söylerim, hiç böyle bir takıntım yok. Zaten öyle bir tavır, tutuculuk sanatçıya uymuyor, biz sanatçılar sınırları kırmak için varız...


Türkiye'deki rockçılar bazı tekliflere daha mı mesefaleli durmalı? Müzik dışı tekliflere nasıl bakıyorsunuz?

Bence bir sanatçı içinden gelen her şeyi yapmalı. Mesela ben kamera fobisi olan bir insanım ama bana bir dizi senaryosu geldi, okudum ağladım diyelim. Çok oynamak isterim ve gerçekten kendimi çok zorlarım. Bu tarz şeylerde insanların biraz daha rahat olması taraftarıyım. "Rock müzisyeni rapçiyle düet yapmış, popçuyla düet yapmış" bunlar insanı kısıtlayan, hayal gücünü kemiren, vizyonunu daraltan şeyler... Müslüm Gürses de rock söyledi, ne güzel de oldu. Değişik arayışlar yeni denemeler benim hoşuma gidiyor.


Ali Murat Ergül'e Teşekkürler!


İçerik Kısa Linki:


Puanlama:
 (0 kişi)


Son Haberler Çok Okunanlar

Komoçotoko

Anket
Grup Anatolia soruyor:
En İyi Grup Hangisi?











Sonuçlar | Sonuçlar & Yorumlar
Yeni Anket | Anketler



AkorMerkezi.com © 2026
Gizlilik Politikası - Kullanım Koşulları - Kurallar - Son Yorumlar - Rastgele

GitarAkor.com kolonisidir. Derleme 0,06 saniye.